Sağlıkçılar toplu sözleşme öncesi taleplerini anlattı

Kars Sağlık Sen Şubesi üyeleriKarsönünde basın açıklaması düzenleyerek Pazartesi günü başlayacak olan toplu protokol görüşmeleri öncesi istek ve taleplerini sıraladı.
6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri bundan önce sağlık çalışanları olarak protokolden beklentilerini anlatan Kars Sağlık Sen Şube Başkanı Muharrem Koskalan yapmış olduğu açıklamada, “Memur-Sen olarak, üç gün önce düzenlemiş olduğumuz basın toplantısının ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına tekliflerimizi sunduk. Önümüzdeki pazartesi de bu tekliflerin kabul edilmesi için masadaki yerimizi alacağız. 1 milyonu sağlık ve sosyal hizmet çalışanı dahil olmak üzere, 3 000 000 kamu çalışanı ve 2 000 000 kamu emeklisinin gözü kulağı doğal olarak bu masada olacak. Şu da bir gerçek ki bedel ödeyenlerin, can kurtarmak için can verenlerin, gecesini gündüzüne katanların, senelerden beri mali, özlük ve sosyal hakları noktasında hep görmezden gelinen sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının gözü – kulağı çok daha yüksek bir biçimde bu masada olacak. Sağlık-Sen olarak, onlardan aldığımız güçle, yetkili sendika olarak masadaki yerimizi alarak, problemlerin çözümü, haklı taleplerin kabul görmesi için bütün gücümüzle mücadele edeceğiz.” dedi.
Eskiler, “dünün güneşi ile bugünün çamaşırı kurutulmaz”
Lafını anımsatan Koskalan, “Sağlık çalışanlarının senelerdir çözüm bekleyen, pandemi süreciyle de adeta bellerini büken bir çok sorununu, bu kapsamda değerlendirmek lazım. Açıkça söylemek gerekirse, pandemi sürecinde herkesin bir defa daha farkına vardığı kuvvetli sağlık sistemini, çalışanlarının kangren hale gelen problemlerin yarınlara taşımak olanaklı değildir. Şu gerçeği başta siyasi irade dahil olmak üzere herkesin kabul etmesi gerekir; kurumları, sistemleri ayakta tutan ne modern binalardır ne de teknolojik donanımlardır. Kurumlara, sistemlere vatandaşa hizmet noktasında can veren fedakar çalışanlardır. O halde bu çalışanların problemlerinin tez elden çözülmesi gerekir, haklı talep ve beklentilerinin acilen karşılanması gerekir. Öbür türlü fedakarlığın, adanmışlığın, kahramanlığın bir yere kadar olduğu unutulmamalıdır. Son pandemi sürecinde yaşananları, başta siz kıymetli basın mensupları dahil olmak üzere 84 milyon vatandaşımız an be an izledi. Hala da devam ediyor.
Can kurtarmak için can verdi resmen sağlık çalışanları
Cephenin en önünde var güçleriyle mücadele ettiler. Hemşiresinden doktoruna, 112 görevlisinden teknikerine tüm sağlık çalışanları, üzerlerine düşeni hakkıyla yaptılar, devam ediyorlar. O halde vakit, son iki senedir hemen herkesin “hakları ödenmez” dedikleri sağlık çalışanlarına haklarını ödeme vakti. Artık problemlerini kökten çözme vakti, toplu protokol masasını, çözümün parçasına dönüştürme vakti. Sağlık çalışanlarının hakkını teslim etmek, mali-özlük ve sosyal haklarındaki problemleri ortadan kaldırmak için daha fazla beklemeye de gerek yok. Salgın tehlikesi ortadan kalkmış değil, sağlık çalışanlarının yüklerini hafifletmek, yüzlerini güldürmek kamu idaresinin sorumluluğundadır. Hep söylüyoruz, aslolan; çalışanın, emek verenin, alın teri akıtanın yani sağlık çalışanının memnuniyetidir. Gerisi sonuçtur.
Çalışan memnunsa, huzur ve refah endişesi taşımıyorsa
ücret adaletsizliği yaşamıyorsa, iş güvencesi tamsa, ağır iş yükü altında ezilmiyorsa, aile bütünlüğü koruma altındaysa, hem verilen hizmet çok sağlıklı olur hem de hizmet alanlar yani hastalar memnun olur. Tüm bu sebeplerle de pazartesi başlayacak Toplu Sözleşme görüşmelerini bir fırsat olarak görüyoruz. Ülke olarak kritik bir eşikten geçiyoruz. Bunu biz görüyoruz, hükümet de her fırsatta söylüyor. O halde bu geçişi, sağ salim tamamlamak lazım. Bunun da yolu; problemleri hasır altı etmemek, yarınlara bırakmamaktır. Böyle bir tavrın hiçbir kimseye yararı olamayacağı gibi ülkemize ve milletimize de fayda getirmeyeceği açıktır. Açıkçası, sağlık çalışanları artık takdire, teşekküre, alkışa doydu, icraat bekliyorlar, problemlerine çözüm istiyorlar, haklı talep ve beklentilerinin karşılanmasını istiyorlar. Peki hangi icraatlar bunlar, hangi sorunlar ve hangi haklar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına sunduğumuz tekliflerimizde bunları birer birer ortaya koyduk.” ifadelerini kullandı.
Koskalan teklif paketlerinin 81 maddeden oluştuğunu ve bazı önemli maddeleri şöyle sıraladı:
• 2022 yılı için %21 zam, 2023 yılı için %17 zam
• 2022’de % 3, 2023’de % 3 refah payı
• 600 TL seyyanen zam
• Emeklilerde olduğu gibi bayram ikramiyesi
• 3 ayda bir 134 TL olarak ödenen Toplu Sözleşme ikramiyesinin 2022’de 450 TL, 2023’te 540 TL olarak ödenmesi…
• 3600 ek gösterge vaadi bir an evvel hayata geçirilmeli!
Saymış olduğum bu talepler elbette sağlık çalışanları için de geçerli…
Bunların haricinde sağlık çalışanları adına teklifte bulunduğumuz bazı önemli maddeleri de şu biçimde sıralamak istiyorum.
• Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ek ödemeleri en az %40 oranında artırılmalı veya özel hizmet tazminatları 40 puan artırılmalı
• Nöbet ücretleri en az %50 oranında arttırılmalı!
• 4/b süresiz protokole personellerle vekil ebe/hemşireler ve kamu görevlisi olmayan aile sağlığı çalışanları 3+1 statüsüne geçirilmeli…
3 senesini dolduranlar kadroya alınmalı!
• Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda çalışanların, sosyal hizmet tazminatının kapsamı genişletilerek oranı 50 puana çıkarılmalı!
• Genel İdari ve Yardımcı Hizmetler sınıfı için döner sermaye tavan oranları %20 arttırılmalı!
• Sabit ek ödemeler gelir vergisinden muaf tutulmalı!
• Gelir vergisi %15’i aşmamalı…
• Tüm sağlık çalışanlarına 2022 yılı için 500 TL, 2023 yılı için 650 TL giyecek yardımı verilmeli!
• Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavları düzenli ilaçlanma yapılmalı!
• Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı, mevcut personel genel idari hizmetler sınıfına aktarılmalı.
• Sağlık çalışanları kamu sosyal tesislerinden ve toplu ulaşımdan %50 indirimli yararlanmalı!
• İdari izin günlerindeki çalışmaları karşılığında sağlık çalışanlarına nöbet ücreti verilmeli…
• İcap nöbet ücretleri ödenmeli!
• Üniversite hastanesi çalışanlarına mazeret tayini (eş durumu, sağlık can güvenliği) ve becayiş hakkı verilmeli!
• Geçici görev yolluk ücretleri artırılmalı…
• Adli Tıp Kurumu çalışanları için adalet hizmetleri tazminatı ödenmeli!
• Ebelere de hemşireler gibi aile danışmanı ve işyeri hemşiresi olabilme hakkı verilmeli…
• 657 sayılı devlet memurları kanununda yer alan yardımcı sağlık hizmetleri kavramından “yardımcı” ibaresi çıkartılmalı
Sağlık – Sen olarak tüm bu maddelerin kabul görmesi için masada mücadelemize devam edeceğiz.”
Kaynak: Volkan KARABAĞ