Karslılar iki hayvanını satıp birini yaza çıkaracak
Kars’ta kuraklık ve dolu sebebiyle son 60 senenin en kurak yazı yaşanıyor. Yaşanan kuraklık, geçimi tarım ve hayvancılıkla idame ettiren Kars köylüsünü kara kara düşündürüyor.
Yaz başında bin bir uğraş ve umutla tarlalarını süren Kars köylüsünü ilk önce soğuk hava ve şiddetli soğuk rüzgar, yaz ortalarında da yağmayan yağmur ile dolu vurdu.
Köylünün ve yetiştiricilerin tek geçim kaynağı olan hayvancılığın dibe vurduğu il genelinde, binlerce insan hayvanlarının kışı atlatıp yaza nasıl çıkaracağının derdine düştü.
Kaba yem, gübre, tohum, mazot ve diğer masraflarını karşılayamayan Karslılar, kapılarına ne bir alıcının ne de bir satıcının da uğramadığından da dert yanıyor. Tarlalarına ektiğini biçemeyen köylü, iki hayvanından birini satıp diğerini yaza çıkaracağından bile umutlu değil. Ülke genelinde 50 ilde etkili olan kuraklık sebebiyle hükümet ve bölge milletvekillerinin vermiş olduğu destek sözlerinin ise havada kaldığını ileri süren Kars köylüsü, verilen dekar başına kuraklık desteğinin tespiti için şu ana kadar hiçbir görevli kamu personeliun köylerine uğramadığını vurguladılar.
Tarlaların biçilmesine rağmen hayvanlarını otlaklarda doyuramadıklarını dile getiren hayvan sahipleri geçimlerini sağlayacak diğer bir gelirlerinin olamadığını haykırıyor.
İKİ HAYVANIMIZI SATIP BİRİNİ YAZA ÇIKARACAĞIZ
Doyuramadığı için bütün tehlikelere rağmen hayvanlarını kara yolu boylarında otlattığını dile getiren Kars’ın Arpaçay ilçesinden Tahsin Kaya; “Vallahi bu gidişle hayvanı yaza çıkarmamız biraz olanaksız. Yem pahalı, alaf pahalı, meramız kıt. Bu durumda ne yapacağız bilmiyorum. Peri perişanız. Elimizdeki hayvanları bir an evvel satmayı düşünüyoruz. En azından kuru para da olsa çekilip kenarda durmayı düşünüyoruz. Maliyetler yüksek ve geçimiz zor. Bu yıl çok kurak geçti. Gördüğünüz gibi hayvanlarımızı otlatamıyoruz. Arazi kuru olduğu için hayvanlarımızı asfalt kenarlarında otlatıyoruz. Hayvanlar kendilerini doyurmaya çalışıyor. Yeşil olarak gördüğünüz yeler sulama yapılan mısır tarlarıdır. İki hayvan satmamız lazım ki bir hayvanımızı yaza çıkartalım. Saman ve yem pahalı, ithal saman bin 200 ile bin 300 tl’ye geliyor. Kars’ta ki saman ise bin 500 liradır. Hayvanlarımız ithal samanı yemiyor. İthal saman içinde toprak var ve zayiat veriyor. Hayvanlarımıza buca emekle bakıyoruz. Bundan sonra ikisini satıp birine bakmamız gerekmektedir. Batından gelen samanın bir yararı yok. Hayvanlarımız fire veriyor, buzağı atıyor ve fire vermiş oluyor. İthal samanda pek fazla verim alamadığımız için mecburen hayvanlarımızı satıp kenara çekileceğiz. Artık çiftçiliğin bir tadı kalmadı. Geçen her gün daha da sıkıntılı bir yaşam yaşıyoruz. Bankalara borcumuz var, hayvanlarımızın masraflarını karşılayamıyoruz. Bu yıl yaşanan kuraklıktan kaynaklı olarak yöre milletvekillerimiz ve hükümet yetkililerimiz destek tarla başına gelip zarar tespiti yapacağız dediler. Ama köyümüze gelip giden olmadı. Her hangi bir görevli kamu personeli da gelmedi ve halimizi sormadı. Her hangi bir yardım da görmedik şu ana kadar. Per perişan olduk böyle gidiyoruz. “dedi.
“ÖKÜZLÜ GÜNLERİ ÖZLÜYORUZ”
Şehit Babası Murathan Emekçi de 10 ineğinden 5’ini satarak diğer 5 hayvanının fakat kışı atlatıp yaza çıkaracağını söyledi. Şu anda traktörü olmasına karşın eski öküz ile iş yapmış oldukları günleri özlediğini de söyleyen Emekçi “Vallahi eski günleri çok arıyoruz ve bulamıyoruz. Eskiler bundan iyi idi. Bu sene çok zor geçti. Çünkü yağmur yağmadı ve kurak gitti. Malımız para etmiyor. Samanın kilosu bin 200 lira oldu. 5 –6 hayvan satacaksın ki 5 -6 ton yem, saman ya da ot alasın. Mal para etmediği gibi satamıyoruz. Köyümüze alıcı da gelmiyor. Böylece bekliyoruz. Hiçbir kimse gelip de ‘malınız para ediyor mu, haliniz nedir’ diye sormadı. 100 dekar tarladan bir traktör ot aldım. Yağmur yağmadı kurak geçti, ektiğimiz bitmedi. Eski vakitleri çok arıyoruz. Eskiler de bereket vardı. Şimdi traktörümüz de var ama gübre alamıyoruz. Yedi oğlum iki kızım var. Bir oğlum Hakkari’de şehit oldu. Hepsi İstanbul’da yaşıyor. 10 tane ineğim var 5’ini satıp diğer beşine bakacağım. Allah kerimdir, bir şeyler yapacağız.” Şeklinde ifadelerle dert yandı.

Kaynak: Tacettin DURMUŞ